Bayramlar güne döndüğünde,

Dün 21 Mart Uzak Doğu geleneklerine göre Su Bayramıydı. Bugün ise 22 Mart Dünya Su Günü,..Bayramlar GÜNE döndüğünde hep bir meta kokusu burnuma gelir, bir sektör doğar. Sıra su’ya gelmiştir, Su, insanlığın meselesini de aşar; kuş, köpek, bitkinin de yaşam, varoluş meselesi olur; yeryüzünde pazar hırsı ile, bu sefer yok oluşa giden yol açılır,..Tüm canlarla birlikte yok oluş kapısı aralanır..
Bugün, dünyanın İçilebilir su kalitesinde su kıtlığı ile alarmda olduğu gündür. ‘Suyun değerini’ gör,..bil! diğer yandan da Damlası para! çağrısı,..,..
Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü’nün raporları ile kuraklığa da dikkat çekmektedirler. Bu raporlarda 2017 yılında 2,1 milyar insanın temiz içme suyuna erişimden yoksun olduğu; İklim değişikliği ile 2030 yılında dünya nüfusunun yaklaşık yarısının su sıkıntısı yaşayacağı; bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen yıllık su miktarı en az 8000- 10.000 m³ olması gereken değer, günümüzde Batı Avrupa ortalaması 5.000 m³, Güney Amerika ortalaması 23.000m³; Dünya ortalaması. 7.600 m³, Türkiye’de ise 1430 m³’ olduğu, Türkiye’nin su stresi çeken ülke olduğu ifade edilmektedir. Nüfusun, 2030 yılında 100 milyona ulaşacağı, kişi başına düşen su miktarı 1000 m³’e düşeceği ve Türkiye’nin su fakiri ülkeler arasına gireceği belirtilmektedir ((N-Habitat (2013); United Nations. (1996)).

Halbuki her canlı, İnsanın da içinde olduğu yaşamın varoluş kaynağının su olduğunu bilir, su yoksa yaşam yoktur,..PEKİ bu durumda içilebilir kavramı nedir? ya da içilemez kavramı?,.Bu kavram ayırımı paraya dönüştüren bir tuzak kavram olduğu gibi sözde içilemez adı altında ciddi su potansiyellerini yok et alarmıdır,…bugün bizim gibi gelişmekte olan hatta gelişmemiş ülkeler bu kavramdan nemalanır, yasa ve yönetmeliklerine içilebilir su kaynaklarını odaklarına alır,..sözde içilemez varsaydıkları ama tüm canların hatta biz insanların dahi yararlandığı içme suyu havza alanı dışındaki su potansiyellerini yok sayar,.İşte tam burada İstanbul için parantez açacağım,..

İstanbul’un içme suyu havza alanı dışında yaklaşık 3350 km uzunluğunda yağış sularını kısmende yer üstü kaynak sularını toplayan/boşaltan, değişik formlar içinde olan ciddi su potansiyeli var,.. imar barışı adı altında imara açıldı,…açıldı ama geleceğine ne büyük zararların kapısında olduğunu bizim toplum düşünemez,..düşünmek istemez,..günü kurtarmıştır sayın yetkililer,..yaşanacak en temel problem taşkınlar, kuraklıkla gelen habitat ölümleri,..taşkın kotundaki yerleşimlerde depremin getireceği yıkımlar, hava koridorlarının inşaata izin verilmesiyle gelen şehir hastalıkları vd….2007 verilerine göre bu alan yaklaşık 703 km.(%21’i) 1. derece riskli hattır (H.Dinç, 2015).,..
Durup düşünmek, sağlığımızın kontrolünü kendi ellerimize almak zorundayız. Ne ekersek onun biçildiğini biliyoruz,..
Bir bütün olan su ekosistemi doğru analiz edilerek tüm canlılar için adil, eşit, erişebilir, sürdürülebilir şekilde yeni bir su hukuku, doğal yaşam odaklı planlama, herkesin katılımda bulunduğu yönetim, izleme,..vb.ni hayatımıza sokmalıyız.
SUANA,…